Parmaklarımı uzatıyorum sana, daha fazla konuşma yetisi ver
bana diye…
Merak ediyorsun avucumda tuttuğum dünyayı. Etme!
Bir yaz telaşıyım ben senin bronz teninde.
Bir serin öğlen uykusu gibisin, ıslağım.
Sırılsıklam salağım sana o günlerde.
Bakkal borcu gibi birikiyorsun içimde, cebimde tek kuruş
selamım yok kimseye.
Aslında bu yapayalnız dünyada tekim.
Tekinsiz sokaklardan çıktım da geldim.
Ne ara sen oldun içimde? Ne ara doğurdum seni? Kimsin sen?
Kimin piçisin?
Bakma gözlerimin içine yüzme bilmiyorum ben,
Deniz kokuyor saçların, n’olur çok açılmayalım.
Şimdi aynadayım, gözlerimin içinde canlı yayındayım.
Sorum kendime, cevap basit, 10 puan,
Kimim ben? İsimisiz bu bedeni neyleyim?
Ağız kokuyor kelimelerim,
Cümlelerim sen kokuyor.
Çürük bir diş sızısısın, hava alıyorsun ne zaman aralasam
dudaklarımı.
Sebepsiz bir öğlen bunalımı gibisin.
Yerde bulduğun bir silahı doğruca ağzına sokup,
Son vermek istiyorsun acına.
Ama yanılıyorsun.
Bedelini ödediğin canın olur yalnızca.
Vazgeçilmiş bir intihar mektubusun sen.
Özenle seçtiğin tüm cümlelerin eski aşklarından alıntı.
Sahtesine tıpatıp benzeyen orijinal bir çantadır olsa olsa
hayatın.
Bir yudum daha şarap içmek bile yaşamak için sebep.
Şimdi ben de deniz kokuyorum.
Yastığınla uyudum, kokunla uyandım, geciktin.
Çağırıyorum seni.
Sesime geliyor çıplak ayaklarının soğuğu,
Bir taş atıyorum senden içeri
Bir protesto gibi,
Eksik bir manifesto gibi,
Darp edilmiş bir bozuk para gibi,
Gelmen gerek acil bir durum var!
Eroinman hemşireler tedavi ediyor beni.
Damarıma giriyorlar, kanımı alıyorlar.
Sevdiğim tüm gömlekleri tersten giydiriyorlar.
Delirmediğimi söyledi koğuştaki çocuk.
Hırsızdan korkuyorum diye kilitlemişler kapımı.
Yataktan düşmeyeyim diye kelepçeli ellerim.
Bir tek seni görebilirmişim.
O yüzden gelmen gerek.
Seni görmek için çıldırıyorum.
Deli…
26.02.2017 ns
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder