13 Ekim 2009 Salı

Yol

sanki gözlerim herşeyi daha uzak görüyor
öyle ki nereye dönsem ömür gibi yol
kime dönsem değişmiş...
kimi sevsem öfke olmuş aşkın açılımı
sanki ayaklarım geri gidiyor.
bu çamurlu şehir, boyası akmış bir saç gibi
ama ben onu öyle sevmişim sanki
onu görüp anne bilmişim
ve hep son dakika gölleri olmuş gözyaşlarım
çünkü hep son dakikalarda ağlamışım
sanki sesin yankılanmıyor artık kulağımda
o kadar uzak ki
ya susmuşsun artık
ya da ben sağır olmuşum kendi çığlıklarımdan
ya da bir kör kadar kırmızı görmüşüm seni ki
bu son kırmızı da damarımdaki oluvermiş...
kollarım kısalıyor ne zaman uzansam sana
uzağı göremeyip de gözümü kısmışım
anla işte o kadar uzaksın...
ve kaçmışım yine :)!
kaçıp kurtulurken yakalandığım
önümde yanan son kırmızı ışık olmuş...
üstümden geçen yağmur bulutuna gizlenip
erimişim tatlılıktan(!)
ve anlamsız geldiğini biliyorum
çünkü saçmalama hakkımı kullanırken
düşünce suçundan içeri girmişim
kaldır kafanı
kaldır da bak!
aynı gökyüzünü paylaşıyoruz
gittiğim yok biyere
gökyüzüne kapkara bulutlar döşeyen rüzgar...
nerelerde kaldın tepeme ağlamak için
seni bekliyordum bende
hoşgeldin...
hoşçakal...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder