10 Ekim 2009 Cumartesi

EY-lül...

Yağan yağmurdu sabaha karşı
Güneşin ısıttığı tenimdi iki gün arası.
Bu eylül sabahı,
Yağan yağmur değil
Güneşin gözyaşlarıydı...
Bıçak gibi sözlerin
Tenimi kesen gözlerin
İçimdeki nefesin,
Sanki ölümün notalarıydı
Alaturka aşklar kadar manidar
Ve bir o kadar acınası
Sessizce çıktın bedenimin kafesinden...
Bir sen oldun dizlerimi titreten,
Ben yalanlar söylerken
Hep aynı pencereden bakılmaz ki dünyaya
Sen şimdi gideceksin ya
Şişede durmayacak içkiler
Hep seni anlatacak dizeler
Ve seni arayacak bu gözler
Sen şimdi gideceksin ya
Yine yağmur yağacak
Kabına sığmayacak rüzgar
Yine seni çağıracak...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder