18 Haziran 2010 Cuma

yarım mektup

sanmıyorum ki bu satırlar ilgilendirsin seni.çünkü çoktan yeniden inşa ettik yıkılan kalelerimizi.şimdi daha güçlü ve daha sağlıklı görünüyor hudutlarımız ya da sadece biz öyle görmek istiyoruz.çünkü biliyoruz ki zaman hırpalıyor ikimizide.akıp gidiyor hayatımızdan herşey ama dert değil.nasıl olsa öğrenmiştik biz yıllar önce yüzmeyi,karşı koymayı,direnmeyi...birbirimizin ucu bucağı olmayan soğuk sularında boğulup boğulup kurtulurken her seferinde daha da kafa tutmuştuk zamana.ama şimdi bana yazdırabiliyorsa bu satırları zaman,demekki kaybetmişiz...demekki biz de sürüklenmeye mahkumuz bu akıntıda...
bazen düşünüyorum sadece durup bekliyorum aklımdan çıkmanı.bütün kapılarım açık.soğuk rüzgarlar cirit atıyor bedenimde ve adın yankılanıyor içimde sessiz,sakin ve defalarca...ve kaybediyorum izini takip edemiyorum sesi.yütüp gidiyor we üzülemiyorum.söylesene yerini bilmediğim bi insana nasıl ulaştırırım bu mektupları?nasıl söylerim acımı aşkımı sewincimi?belkide sen haklıydın "herşey boş" okunup giden her cümle aklının engebeli vadilerine takılan her kelime beni hatırlatır sana.belki durur düşünürsün.belki oturur ağlarsın belkide sadece hiçbirşey yapmadan beklersin oturursun hep oturduğun kafenin aynı köşesinde...tıpkı benim gibi..değişiyoruz.değişiyor,büyüyoruz.başlamak için çok geç,bitirmek ise imkansız.pişman olmak mı? hiç bu kadar erken gelmemişti...en iyisi yaşayıp görmektir belkide..bırakalım hayat bitirsin oyununu....
  n.s 26 aralık 2007

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder